İzlandaca içindeki samkeppni ne anlama geliyor?

İzlandaca'deki samkeppni kelimesinin anlamı nedir? Makale, tam anlamını, telaffuzunu ve iki dilli örneklerle birlikte samkeppni'ün İzlandaca'te nasıl kullanılacağına ilişkin talimatları açıklamaktadır.

İzlandaca içindeki samkeppni kelimesi Rekabet anlamına gelir. Daha fazla bilgi için lütfen aşağıdaki ayrıntılara bakın.

telaffuz dinle

samkeppni kelimesinin anlamı

Rekabet

Hann beitir ekki ólöglegum eða ókristilegum aðferðum og hann forðast að fá á sig orð fyrir miskunnarlausa samkeppni.
Rekabet düşkünü, merhametsiz ve kendi çıkarını düşünen biri olarak tanınmak istemeyeceğiz.

Daha fazla örneğe bakın

En það er engin samkeppni milli þjóða, ekkert hatur milli ættflokka og engin óviðeigandi afbrýði milli hinna smurðu og hinna annarra sauða.
Fakat meshedilmiş olanlarla başka koyunlar arasında uluslararası rekabet, kabilelerarası nefret, uygunsuz kıskançlık diye bir şey yoktur.
Velgengni án samkeppni
Rekabet Etmeden Elde Edilen Başarı
(Jakobsbréfið 1:14, 15) Ef til vill hefur hann hugsað sem svo að ef hann gæti fengið fyrstu hjónin til að hlusta á sig frekar en Guð myndi Guð neyðast til að umbera samkeppni um æðstu völd.
(Yakub 1:14, 15) O şöyle mantık yürütmüş olabilir: Eğer ilk insan çiftinin, Tanrı yerine kendisini dinlemesini sağlayabilirse, Tanrı onu kendisine rakip bir egemen olarak kabullenmek zorunda kalacaktı.
Ūađ er mikil samkeppni og ūetta er hátæknilegt.
Oldukça rekabet var ve çok teknik bir iş.
Við erum í harðri samkeppni við þetta fyrirtæki.
Şu şirketle sert bir yarış halindeyiz.
Hann gefur glögga vísbendingu um hvar við stöndum í straumi tímans og styrkir ásetning okkar að varðveita hlutleysi gagnvart samkeppni þjóðanna og bíða þess hljóð að Guð gangi fram í okkar þágu. — Sálmur 146:3, 5.
Tam olarak zaman akışının neresinde bulunduğumuzu anlamamızı sağlar ve Tanrı’nın uğrumuza harekete geçmesini sabırla beklerken, uluslararası rekabette, tarafsız kalma kararımızı pekiştirir.—Mezmur 146:3, 5.
Ūig grunar ekki hvađ er mikil samkeppni um ađ fá inngöngu.
Bu yarışmaya girmek için ne kadar hırslı olduğunu tahmin bile edemezsin.
Menn verða fullkomnir, ekki með samkeppni sín á milli heldur með því að lausnarfórn Jesú verður notuð í þeirra þágu. — 1. Jóhannesarbréf 2: 1, 2.
İnsanlar, aralarındaki rekabet sayesinde değil, İsa’nın fidye kurbanlığının kendilerine uygulanmasıyla kâmilliğe erişeceklerdir.—I. Yuhanna 2:1, 2.
(Efesusbréfið 6:12) Síðan beinir engillinn athygli okkar að samkeppni Sýrlands og Egyptalands.
(Efesoslular 6:12) Melek sonra dikkatimizi Suriye ve Mısır arasındaki rekabete çevirir.
Lisa er brautryðjandi. Hún segir: „Á vinnustaðnum er gjarnan samkeppni og öfund.
Lisa isimli bir öncü şöyle diyor: “İşyerinde sürekli rekabet ve kıskançlık var.
Margir trúa því eindregið að samkeppni sé lykillinn að velgengni.
Çoğu kişi, rekabetin başarının anahtarı olduğuna kesinlikle inanır.
Will og Ariel Durant segja: „Styrjaldir og samkeppni milli einstaklinga eru sprottnar af sömu hvötum: ásælni, árásargirni og stolti; ásókn í matvæli, land, efni, eldsneyti, yfirráð.“
Will ve Ariel Durant şöyle dedi: “Savaşların nedenleri, bireyler arasında çekişmeye yol açan nedenlerin aynıdır: açgözlülük, saldırganlık ve gurur; yiyeceğe, toprağa, hammadde enerji kaynaklarına sahip olma, insanlara hükmetme arzusu.”
Samkeppni á vinnustað getur líka leitt til annarra líkamlegra og geðrænna kvilla.
İşyerindeki rekabet, başka fiziksel ve zihinsel hastalıklara da yol açabilir.
Streita, áhætta, leiði, vonbrigði, samkeppni, blekkingar og óréttlæti eru aðeins sumir af þeim ,þyrnum og þistlum‘ sem tengjast vinnu núna.
Stres, risk, can sıkıntısı, hayal kırıklığı, rekabet, aldatmaca ve adaletsizlik, çalışmanın beraberinde getirdiği “diken ve çalı”lardan sadece birkaçıdır.
▪ „Mætti ég sýna þér athyglisverða grein sem heitir ‚Er samkeppni lykillinn að velgengni?‘
▪ “‘Olumsuz Duygular—Onları Yenebilir Misiniz?’
Ég veit ekki hvađ tíđkast í krummaskuđinu ūínu en ūetta er samkeppni.
Bak, dostum, geldiğin o sıkıcı ve durgun yerde işler nasıl yürüyor bilmiyorum ama bu bir yarışma.
Þú skalt líka vega og meta vandlega hugsanlegar afleiðingar þess að eyða miklum tíma með unglingum og fullorðnum sem hafa annað viðhorf en þú til siðferðis, hreins málfars eða samkeppni.
Ahlak, temiz bir dil veya rekabetle ilgili görüşüne katılmayan gençlerle ve yetişkinlerle uzun saatler geçirmenin olası sonuçlarını da dikkatle tart.
12 Engillinn heldur áfram að lýsa samkeppni konunganna tveggja eftir 1914, einkum því hvernig þeir báðir beita sér gegn þjónum Jehóva.
12 Melek, 1914’ten beri iki kral arasında süren rekabeti ve özellikle her ikisinin de Yehova’nın kavmine ne şekilde muhalefet edeceklerini anlatmaya devam eder.
Samkeppni þjóða endurspeglast í samkeppni einstaklinga.
Uluslar arasındaki çekişme bireyler arasındaki çekişmeyi de yansıtıyor.
Hver sem er af postulunum hefði getað gripið tækifærið og gert þetta, en enginn gerir það, trúlega vegna þess að enn er einhver samkeppni milli þeirra.
Resullerden biri daha önce bunu yapma fırsatı bulabilirdi; ancak aralarındaki rekabet bir dereceye kadar sürüyor olmalıydı ki, hiçbiri bunu yapmamıştı.
6 Við gætum gengið í þessa gildru ef við færum að líta á þjónustu okkar við Guð sem samkeppni og bera okkur saman við aðra.
6 Tanrı’ya hizmetimizi bir yarış olarak görür, kendimizi başkalarıyla karşılaştırırsak bu tuzağa düşebiliriz.
Ūú ert ekki í samkeppni viđ hann, Francis.
Onunla rakip değilsin Francis.
Meira að segja Persaflóastríðið megnaði ekki að draga úr voninni um að hin langvarandi samkeppni austurs og vesturs væri liðin tíð og ný heimsskipan framundan.
Ortadoğu’daki Körfez Savaşı bile, Doğu ile Batı arasında uzun yıllardan beri devam eden rekabetin bittiği ve yeni bir dünya düzeninin yakın olduğu ümidini sarsmadı.
(Jobsbók 1:6, 7) Andstæðingnum var það kappsmál að verða eins og Guð, með því að hafa sitt eigið skipulag, og myndi því enskis svífast í samkeppni sinni við Guð.
(Eyub 1:6, 7) Şahsına ait bir teşkilat kurarak Yüce Olana benzeme hırsı içinde olan bu Muhalif, rakip bir teşkilatlandırıcı ve ilah olarak davranmaktan vazgeçmedi.
Ūú verđur ađ gefa í til ađ veita samkeppni.
Rekabet için çaba göstermelisin.

İzlandaca öğrenelim

Artık samkeppni'ün İzlandaca içindeki anlamı hakkında daha fazla bilgi sahibi olduğunuza göre, seçilen örnekler aracılığıyla bunların nasıl kullanılacağını ve nasıl yapılacağını öğrenebilirsiniz. onları okuyun. Ve önerdiğimiz ilgili kelimeleri öğrenmeyi unutmayın. Web sitemiz sürekli olarak yeni kelimeler ve yeni örneklerle güncellenmektedir, böylece bilmediğiniz diğer kelimelerin anlamlarını İzlandaca içinde arayabilirsiniz.

İzlandaca hakkında bilginiz var mı

İzlandaca bir Cermen dilidir ve İzlanda'nın resmi dilidir. Germen dil grubunun Kuzey Germen şubesine ait bir Hint-Avrupa dilidir. İzlandaca konuşanların çoğunluğu İzlanda'da yaşıyor, yaklaşık 320.000. Danimarka'da 8.000'den fazla yerli İzlandalı konuşmacı yaşıyor. Dil ayrıca Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık 5.000 kişi ve Kanada'da 1.400'den fazla kişi tarafından konuşulmaktadır. İzlanda nüfusunun %97'si İzlandaca'yı ana dili olarak görse de, İzlanda dışındaki topluluklarda, özellikle Kanada'da konuşanların sayısı azalmaktadır.